Çiğ Köfte'nin hikayesi
Çiğ Köfte, Türkiye'nin güneydoğusundaki Şanlıurfa'dan gelir. Efsane Hz. İbrahim zamanına dayanır: et pişirmek için ateş yasaklandığında, halk eti soğukta pişirmeyi öğrendi — et ve bulguru baharatlarla uzun süre yoğurarak, hamurun rengi ve dokusu değişene kadar.
Bugün, Türkiye'nin her yerinde servis edilen modern versiyonda et yerini kaybetti ve daha sağlıklı, daha erişilebilir %100 bitkisel bir tarif aldı — Bulgo'da hazırladığımız işte bu versiyon.
Neden « Bulgo »?
Çünkü Çiğ Köfte duymak için harika... ama Fransa'da ilk seferde telaffuz etmek zor. Bulgo, davetimizdir: yemeğin yıldız malzemesi bulgur'dan gelen kısa, basit bir isim.
Türkçe isim her yerde kalıyor — menüde, ambalajda, mesajlarımızda. Çünkü silmek için yeniden adlandırmıyoruz. Hoş karşılamak için yeniden adlandırıyoruz.
Üretimimiz
Her şey en az 40 dakika boyunca elde yoğurma ile başlar. Bu el emeği, Çiğ Köfte'nin derin rengini, eşsiz dokusunu ve karakteristik tadını geliştirir.
Malzemelerimiz taze seçilir: ince bulgur, salça ve biber salçası, Anadolu baharatları (tatlı paprika, sumak, isot), soğan ve sarımsak, maydanoz ve taze otlar, limon suyu. Koruyucu yok, endüstriyel katkı yok.
Konseptimiz
Salon yok, tezgah yok — sadece teslimat. Bu seçim, çabalarımızı bir vitrin kirası yerine ürüne ve tazeliğe odaklamamızı sağlıyor.
Bir gün önceden sipariş ver (en az 24 saat önceden, minimum 60 € sepet), gece hazırlarız, ertesi gün hizmet verilen 12 şehre taze teslim ederiz. Vernon'da spontane sipariş için Uber Eats yakında.
Davet
Çiğ Köfte'yi her zaman biliyor olsan da, bugün keşfediyor olsan da — yemek aynı kalır, üretim aynı kalır, ruh aynı kalır.
Sadece isim değişiyor, kimse masadan dışlanmasın diye.